ANASAYFA SİPARİŞ İLETİŞİM BAHARATLAR YAĞLAR ÇAYLAR MACUNLAR KREMLER
BALLAR - - - -
ŞİFALI BİTKİLER ANSİKLOPEDİSİ
  · Şifalı Bitkiler
 

Menu
       
    Anasayfa
    Baharatlar
    Yağlar
    Çaylar
    Macunlar
    Kapsüller
    Zayıflatıcı ürünler
    İletişim
    Sipariş
 

Şifalı Bitkiler
       
    Baharatın Öyküsü
    Bitkilerin Gücü
    Bitkilerle Bakım
    Bitkilerin Tarihi
    Şifalı Bitkiler
    Baharat Kullanımı
    Hastalıklar
 

Kremler Sabunlar
       
    Kozmetik Kremler
    Kozmatik Yağlar
    Bitkisel Sular
    Şampuanlar
    Sabunlar
    İletişim
    Sipariş
 

Çaylar
 
 

Kara Kovan Balı
 
 

Mate Çayı Beşi Bir Yerde
 
 

Saç Bakım Kremi
 
 

Göz Çevresi Kremi
 
 

Red Pepper
 
 

Nargile+Kömürü Satışımız Vardır
 
 

Kitapyurdu
   

Sponsor
 
 

Krokimiz
   

Web Sitelerimiz
  · 1: Baharatpazari.com
· 2: Senaaktar.com
 

Faydalı Linkler
   

 
  Baharatın Öyküsü
Tarih: 16.09.2008 Saat: 21:54 Gönderen: senaaktar
 
 
  Sena Aktar Baharatın ilk kullanıldığı yer olarak, Uzak Doğu kabul edilir. Avrupa'da ilk tanınan baharatlar ise, Hint Karabiberidir. O yıllarda, birşeyin pahalı olduğunu ifade etmek için, "Karabiber gibi pahalı" denildiği de kayıtlarda yer almaktadır. Avrupalı'larca yağ ve merhem yapımında kullanılan tarçın, Hindistan ve Seylan gibi ülkelerden, kervanlarla İskenderiye'ye

kadar getiriliyordu. Öyle ki, bir zamanlar tarçının, Arabistan'da yetiştirildiği zannediliyordu. İlk çağdan beri Çin ve Hindistan'da kullanılan zencefilin, Hindistan'dan geldiğini bilmeyen Dioskorides ve Plinius'a göre, bu baharat Yunanlılar'a Persliler tarafından tanıtıldı. Zencefil, Romalı'ların besin maddelerinde büyük rol oynamıştı.

Zencefilin Ortaçağ Avrupası'nda kullanımı, karabiber kadar yaygındı ve onun gibi pahalıydı. İlaç ve boya olarak kullanılan, Keşmir, İran ve Frigya'dan gelen safran, Romalılar tarafından biliniyor ve kullanılıyordu.

Baharatın Bizans İmparatorluğu yoluyla Avrupa'ya geçmesi, 9. yüzyıldan itibaren engellendi. Ama çok miktarda tüketilen etin muhafazası için, baharata duyulan ihtiyaç ve onun güzel tadı, zengin sınıflarına baharatı unutturamadı.

Baharatın yıldızı Avrupa'da yeniden parladı ve safran, Fransa ile İtalya'da ekilmeye başladı. Doğu Akdeniz limanları (İskenderiye) Avrupalı tüccarlara yeniden açılınca, Venedikli'ler Avrupa piyasasında hemen hemen bir tekel kurdular.

Orta çağın sonunda, Avrupa'da baharat tutkusu, aşırı derecede çoğalmıştı. Şatafatlı ziyafetlerde baharatlı yemekler yapmak modaydı. Alabildiğine zenginleşmiş olan baharat tüccarları, Floransa'da bu işi sanat haline getirdiler ve 19. yüzyılın başında 288 çeşit baharat sattılar. Venedik'in tekelinden kurtulmak için baharat sağlamaya çalışmak, büyük coğrafi keşiflerin önemli sebeplerinden biri oldu. 16. ve 17. yüzyıllarda, Portekiz, İspanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi sömürgeci ülkeler, baharat ticaretinde sıkı bir yarışa girdiler. İbni Sina'nın bahsettiği, Hindistanceveze ve Meksike vanilyası, 16. yüzyılın başında Avrupa'ya geldi. Atlantik limanlarına büyük miktarda gelen baharatlara, sayısız iyileştirici nitelikler atfediliyordu. 1560 yılına kadar, baharatın fiyatı Lizbon'da sürekli bir artış gösterdi. Bundan sonraki iki yüzyıl boyunca da, baharat sürekli değeri artan bir ürün oldu. Baharat yetiştiren yerlerin artması ve de yemek zevkinin değişmesi, 19. yüzyılın başlarında baharatın ticari önemini biraz olsun azalttı.

Baharat Anadolu'ya Afrika ülkelerinden yine kervanlarla getiriliyordu. Develerle güney illerimize gelen baharatlar, daha sonra oradan diğer illere ve İstanbul'a gönderiliyordu.

Baharat çeşitlerinin Uzakdoğu'da da yetiştirilmeye başlamasıyla, buradan denizyoluyla İskenderun'a getirildi. Hem getirilmesinin zor olması, hem de ekonomik olmaması sebebiyle, zamanla birçok baharat da yurdumuz topraklarında yetiştirilmeye başladı. Fakat, Karabiber, Hindistancevizi gibi, iklim şartlarının müsait olmaması sebebiyle yetiştirilemeyen 5-6 çeşit halihazırda ülkemize başka yerlerden getiriliyor.

Baharatı günümüzde en çok Hintli'ler kullanıyor. Bunun yanısıra, Avrupa ve Amerika'da da baharat kullanımı çok yaygın. Bilhassa italyan ve Fransız mutfaklarında baharatın büyük bir önemi var. Türkiye de, en çok baharat kullanan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Güneydoğu illerimizde, acı biber tüketimi bir hayli fazla.

 
 
İlgili Bağlantılar
  · Daha fazla Sena Aktar
· Haber gönderen senaaktar


En çok okunan haber: Sena Aktar:
Sipariş Ve Teslimat

 

Haber Puanlama
 
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

 

Seçenekler
 
 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder

 

İlgili Konular

Sena Aktar

 
Şifalı bitkiler Lokman hekim Bitkisel tedavi Bitkisel ilaçlar Bitkisel yaglar

Adres: Selahattin Pınar Cad No: 29/A Mecidiyeköy - İstanbul Tel: 0212 212 25 58 Sena Aktar! M@il At ( info@senaaktar.com ).

Sena Aktar Baharat Toptan Ve Perakende Güvenilir Satiş Noktası Natural Sena Aktar Shop (İNTERNET MAĞAZANIZ)

Copyright 2008 SenaAktar.Com Web Sitemiz PHPNUKE Tabanlıdır.

Web Master Özcan Kaya iletişim ( e-webmaster@hotmail.com )

Mecidiyeköy Baharatçısı Şişli Baharatçısı Etiler Baharatçısı Levent Baharatçısı Taksim Baharatçısı Ortaköy Baharatçısı Anadolu Yakası Baharatçısı Avrupa Yakası Baharatçısı Çaglayan Baharatçısı Eminönü Baharatçısı Mısır Çarşısı Baharatçısı iStanbul Baharatçısı Şifalı Bitkiler Senabaharat Aktar

Web Master : Özcan Kaya.Com