Gün Kurusu Kayısı 500 gr

Gün Kurusu Kayısı  500 gr
Gün Kurusu Kayısı  500 gr
Kategori
: SAĞLIK |
Ürün Adı
: Gün Kurusu Kayısı 500 gr
Ürün Kodu:
: Gun Kurusu Kayısı
Stok Durumu:
: Stokta var
Fiyatı                                         : Kdv Dahil                                  : 17.50TL
Miktar:  
0 yorum  0 yorum  |  Yorum Yap
er Derdin Devası "Kayısı"
Yüce Allah, biz insanları yaratırken dünyayı insan için gerekli her türlü bir yiyecek, içecek, malzemeyle donatmıştır. Bin yıllardır üzerinde yaşadığımız yeryüzünde etrafımızda olup da anlam veremediğimiz, değerini bilemediğimiz o kadar çok nimet vardır ki, bunların sayısını bilmemiz mümkün değildir. Ancak zaman geçtikçe, bilim ve tıp geliştikçe, her şeyi daha da iyi anlıyoruz. Bu yazımızda insanlar için bir şifa deposu olan, ve işin en ilginç yanı da dünyanın en kalitelisinin ülkemizde yetiştiği kayısıdan bahsedeceğiz.
Yaz ortasında soframızda taze meyve olarak sevilip yendiği gibi kurusu, hoşafı, kompostosu, reçeli, marmeladı, şurubu, meyve suyu, şekerlemesi, pestili ve tatlısı da makbul sayılan kayısı meyvesini veren kayısı ağacı, Gülgiller'dendir.
Kayısının Malatya’daki yöresel adı, Mişmiş’dir.Kayısının biraz ufak ve mayhoş olanına 'zerdali' denir; bu sözcük Farsça 'sarı erik' anlamına gelmektedir. Macarca'da ise kayısıya 'kayszi' dendiği, bu sözcüğün de 'yaz başı' anlamına geldiği bilinmektedir. Yaz mevsimi, biraz da kayısı demek değil midir zaten?
 
Tarihçesi
Anavatanı Çin’den, Büyük İskender’in Asya Seferleri (MÖ 330–323) sırasında İran ve Kafkaslar üzerinden Anadolu’ya getirilen'yazın müjdecisi' kayısının, Anadolu’da iki bin yıldan fazla bir geçmişi vardır. Romalıların Anadolu’yu istilâsı sırasında yerli tüccarlar tarafından önce Italya’ya, sonra Yunanistan’a götürülen, ‘Altın Elma’ da denilen bu meyvenin üretimine bu ülkelerde önem verilmiştir. Kayısı, İtalya ve Yunanistan’dan 13. yüzyılda İngiltere’ye; 17. yüzyılda da Fransa ve Amerika’ya götürülmüştür.

Ülkemizin birçok bölgesinde kayısı yetiştirilmektedir. Ancak, Malatya hem yetiştirilen miktar, hem de kalite itibarıyla ülkemizde kayısıyla ön plâna çıkan bir şehirdir. 1655 ilkbaharında Malatya’ya gelen ünlü seyyah Evliya Çelebi, 53 bin kişinin yaşadığı şehirde, 7.800 meyve bahçesinden ve yedi kayısı çeşidinden bahsetmektedir. Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde kayısıdan;“Kırmızı, sarı, müşmüş, beyaz, bey, sulu ve etli adlarında yedi çeşit sulu kayısı olur ki, bağdan şehre seleler ile güçlükle getirilir. Biraz incinse suyu kalmaz. Her bir kayısı kırk-elli dirhem gelir. Zerdalisinin hesabını Allah bilir. Çokluğundan pestil yapılıp yüklerle diyâr diyâr taşınır.” diye bahseder.

Malatya’nın yerli tüccarlarından Hacı Sadi Oğlu Mahmut Nedim, 1923 yılında kayısıyı kükürtleyerek kurutur ve bunu çevresindekilere de öğretir. Kükürtleme ile birlikte kayısının hem depolanma süresi, hem de albenisi artmıştır. Ülkemizi bir ağ gibi saran demiryolunun Malatya’ya gelmesiyle birlikte, kayısının ekonomik önemi de artmaya başlamıştır. Günümüzde hâlen kayısının büyük bir kısmı ‘islim’ olarak da adlandırılan kükürtleme ile kurutulduktan sonra, iç ve dış piyasalara sunulmaktadır. 

Dünya yaş kayısı üretiminin beşte birini gerçekleştiren Türkiye, bu hususta dünyada lider konumdadır.
Türkiye'de 6 kayısı bölgesi bulunmaktadır.
Bu bölgeler;
•             Malatya,
•             Baskil, Elazığ
•             Erzincan bölgesi
•             Kars, Iğdır bölgesi,
•             Akdeniz (Mersin, Mut, Antakya) bölgesi
•             Marmara Bölgesi,
•             Ege Bölgesi.
•             İç Anadolu Bölgesi
Bu bölgeler içerisinde Malatya dışındaki bölgelerin üretimleri sofralık tüketime yöneliktir. Malatya kayısısı, Türk ekonomisinin önemli ihracat kalemlerinden biridir. Malatya dışında Erzincan ve Elazığ'da da ihracata yönelik kayısı üretimi yapılmaktadır. Kars, Iğdır, Mersin, Hatay gibi bölgelerde yetişen az miktarda kayısı ise, miktar yetersizliği ve kalite açısından ihraç edilme şansı taşımamaktadır. Birinci bölgedeki kayısıların çoğunluğu kurutulmakta ve bu bölge dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık % 85-90’ını karşılamaktadır. Halen dünyada en yaygın olarak Anadolu'da (özellikle Malatya ve çevresinde) bulunur. Yağmurlama sistemiyle 10-12 gün aralıklarla sulanan kayısın % 85 gibi büyük kısmı kuru kayısı olarak dünya piyasasına verilir.
Türkiye'de en erken hasat Mut'ta yapılır. İlk ürünler mayıs ayının ikinci ya da üçüncü haftalarında olgunlaşır. Haziran sonuna kadar devam eder.
Besin Değerleri
Kayısı, içeriğindeki organik ve inorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahiptir.
Kayısı yüksek miktarda şeker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitaminler, asitler,organik ve inorganik maddeler içermektedir.
Kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden ß karoten yönünden çok zengindir. Vitamin A, vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük A vitamini tüketiminin 1/3’ünü karşılar.
Ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin oluşu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. Sodyum ve potasyum, vücut sıvılarının ozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. Vücutta sodyum birikimi ödemlere yol açar. Potasyum yetersizliğinde ise glikojen yetersizliği görülür.
Kayısı Sodyumun kısıtlanmış diyetlerde, mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavisi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.
100 gr. taze kayısının içerdiği besin değerleri şunlardır: 51 kalori; 1 gr. protein; 2,8 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; 0,6 gr. lif; 23 mgr. fosfor; 17 mgr. kalsiyum; 281 mgr. potasyum: 12 mgr. magnezyum; 270 IU A vitamini: 0,03 mgr. B1 vitamini; 0,04 mgr. B2 vitamini; 0,6 mgr. B3 vitamini; 0,07 mgr. B6 vitamini; 10 mgr. C vitamini; 0,5 mgr. E vitamini ile bir miktar folik asit...
Kayısı Kaç Kalori?
Sıkı bir diyet programı uyguluyorsanız, karnınız kazındığında kayısı düşük kalorisi ile en büyük yardımcınız olabilir. Çünkü 100 gram kayısı sadece 48 kaloridir. Üstelik en iyi A vitamini kaynaklarından biri olan kayısının 100 gramı günlük A vitamini ihtiyacınızın yaklaşık %39′unu tek başına karşılar.
Kayısıda A vitamini dışında C vitamini, K vitamini, B6 vitamini ve kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum, fosfor, bakır, çinko ve manganez mineralleri bulunmaktadır. 100 gram kayısının yaklaşık 9 gramı şekerdir. Ancak şeker almak için işlenmiş gıdalardan veya beyaz şekerden çok daha iyi bir kaynaktır.
1 adet kayısı (yaklaşık 35 gram) 17 kaloridir ve;
  • Günlük A vitamini ihtiyacının %13′ünü
  • C vitamini ihtiyacının %6′sını
  • Demir ihtiyacının %1′ini
  • Lif ihtiyacının %3′ünü
  • E vitamini ihtiyacının %2′sini
  • Potasyum ihtiyacının %3′ünü karşılar.
Kayısının insan sağlığı bakımından önemi
pH’ı 3-4 arasında değişen taze kayısı; dokuz farklı şeker, on sekiz serbest aminoasit, zengin A vitamini ve betakaroten, yüksek miktarda potasyum ve demir elementi ihtiva eden bir yapıda yaratılmıştır. Çağla döneminde yüksek olan C vitamini (50-60 mg/kg), meyvenin olgunlaşması ile birlikte azalmaktadır (30-50 mg/kg). Yaş ve kuru kayısıya insan sağlığına faydalı birçok özellik konulmuştur. Insan vücudunun günlük enerji ve protein ihtiyacının karşılanmasında çok az katkısı olmasına rağmen, yaş kayısı, mineral maddelerden potasyum ve betakaroten maddesi bakımından çok zengin kılınmıştır. A vitamininin ön maddesi olan betakaroten; vücudu ve organları saran epitel dokusu, göz sağlığı, kemik, diş gelişimi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bir kayısının rengi ne kadar canlıysa, içindeki betakaroten oranı o kadar yüksektir. 

Kayısı, sağlığın dengeli bir şekilde devamına ve hastalık oluşmasını engellemeye vesile olacak mahiyette yaratılmıştır. Kayısıda bulunan A vitaminine, üreme ve büyümede; enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli roller verilmiştir. Diğer taraftan A vitaminine, normal vücut hücrelerinin kanserli hücreye dönüşmesinin başlıca sorumlusu olan aktif karsinojenlerden tekli oksijen radikallerinin oluşmasını önleme veya oluştuktan sonra etkisiz hâle getirme özelliği verilmiştir. Ayrıca, A vitamini hücrelerin direncinin artmasına vesile olarak, kansere karşı koruyuculuk vazifesi de yapmaktadır. Bu sayede, serbest radikallerin oluşumu ve hücre ölümüne sebep olan protein ve yağ asitlerinin bozulma reaksiyonlarının önlenmesi sağlanmaktadır. 

Kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin yaratılmış olmasından dolayı; kalb yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit, siroz tedavisinde ve kalb kaslarının kuvvetlenerek düzenli çalışmasında olumlu tesirinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, kayısının ihtiva ettiği magnezyum ve kalsiyum gırtlak yanmalarının önlenmesine vesile olur. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfür dioksitin, astım gibi alerjilere iyi geldiği tespit edilmiştir. 

Kuru kayısının beslenme ve sağlık açısından diğer önemli bir hususiyeti de, lifli gıda olmasıdır. Kuru kayısının 100 gramında yaklaşık 24 gram lif bulunur. Yetişkin bir insanın günlük lif ihtiyacı ise 25 gramdır. Diyetle alınan bu lifler, sindirim sistemimizde salgılanan enzimler tarafından hidrolizlenemeyen polisakkarit ve lignin gibi bileşiklerden oluşmaktadır. Bu lif; irritabl kolon sendromu, kroner kalb hastalıkları, kolon kanseri, diş ve şeker hastalığı, apandisit, kabızlık, hemoroid, ve şişmanlık gibi rahatsızlıkların ortaya çıkma riskini azaltmaya ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olacak şekilde yaratılmıştır. 
 

Yorum Yap

Adınız:


Yorumunuz: Not: HTML'ye dönüştürülmez!

Oylama: Kötü           İyi

Doğrulama kodunu giriniz:



Sena Aktar © 2018